Son beş sezonda Eczacıbaşı Dynavit 10 kez geriden gelip kazanarak liderliğini ilan etti. Fenerbahçe Opet ise 1-2 set gerideyken çıktığı 7 maçtan 5’ini çevirdi. Her iki takım da geri dönüşleri tesadüf değil, planlı provalarla hazırlıyor.
Geriye Düşmek Onlar İçin Hikâyenin Başlangıcı
Sultanlar Ligi’nde maçın başında geriye düşmek, çoğu takım için psikolojik bir yük olur. Seyirci baskısı, tecrübeli oyuncuların sırtındaki sorumluluk ve sürenin azalması birleşince, geriden gelip galibiyete ulaşmak gerçek bir sınavdır. Her sezon birkaç kulüp bu zorlu senaryoyu adeta besler. Onlar için geri düşmek, skor tablosunda sadece bir eksik değil, aynı zamanda hikâyenin başlangıcıdır.
Bu yazıda son yıllarda Türkiye Kadınlar Voleybol Ligi’nde geriden gelip en çok galibiyeti kazanan takımları inceliyoruz. Hangi teknik direktörler rotasyonu cesurca değiştiriyor, hangi pasörler devreye girip oyunun temposunu bir anda yükseltiyor ve hangi smaçörler kritik anlarda sayı zinciri kuruyor? İşte geriye düştüğünde korkmayan, hatta rakibine henüz bitmedi dedirten kulüplerin portresi.
İstatistikler bir takımın geriden gelme becerisini ölçmenin en kolay yolu gibi görünse de, sayıların arkasındaki hikâyeyi anlamak için maçların içine girmek gerekir. Örneğin setlerde 0-2 geriden gelip üçüncü seti 25-10 gibi farklı kazanmak, oyuncuların zihinsel dayanıklılığı hakkında çok şey söyler. Aynı şekilde, bir maçta 5-10 sayı gerideyken yapılan servis serileri, teknik zaman-outların ardından alınan 6-0’lık seriler ya da son beş sezonda çeyrek final ve final serilerindeki tie-break galibiyetleri, hepsi bu kulüplerin geri dönüş portföyünü oluşturur.
Taraftarlar Bizim kızlar yine yaptı diye sevinirken, antrenörler kayda geçen bu geri dönüşlerin aslında antrenman salonunda tekrar tekrar prova edildiğini biliyor. Geriye düşmek tesadüf değil, geri dönmek ise büyük ölçüde planlı bir performans.
Eczacıbaşı Dynavit: Rotasyon Derinliğiyle Gelen Geri Dönüşler
Bu planlı performansın mimarlarından biri de şüphesiz Eczacıbaşı Dynavit. Son beş sezonda ligin en çok geriden gelip maç kazanan ekibi olan İstanbul temsilcisi, özellikle seyirci karşısında oynadığı play-off maçlarında bu yönüyle dikkat çekiyor. 2022 yılında Kars’ta oynanan deplasmanda 0-2 geriye düştüğü çeyrek final serisinin üçüncü maçını 3-2 kazanarak tura geçen Eczacıbaşı, aynı senenin yarı finalinde de setlerde 1-2 gerideyken son seti 15-12 alarak finale yükselmişti.
Takımın başında yer alan Ferhat Akbaş, o dönem yaptığı açıklamalarda Geriye düşmek bizim için tetikleyici oluyor. Oyuncularım baskıyı daha iyi yönetmeyi öğrendi ifadesini kullanmıştı. Gerçekten de bu mental yapı, sonraki sezonlarda da sürdü. Özellikle son iki sezonda normal sezonda on kez geriden gelip galip gelen İstanbul ekibi, bu alanda açık ara lider.
Eczacıbaşı’nın bu başarısının arkasında yatan en büyük etken, rotasyon derinliği. Jordan Thompson’un omzundaki sorun nedeniyle forma giymediği bir çeyrek final gecesinde, 19 yaşındaki pasör çaprazı İdil Kargı birden ilk altıya dahil oluyor ve takımın hücum varyasyonlarını bir anda değiştiriyor. Aynı maçta, tutuk başlayan Tijana Boskovic’in yerine ara sıra oyun dışı kalan büyük smaçör, servis tabelasında 19-21’i gördüğü anlarda saha kenarından gelen basit bir uyarıyla yeniden alana dönüyor ve ardından üst üste dört sayı üretiyor.
Bu tür anlık değişimler, Eczacıbaşı’nın geri dönüşlerini sadece kararlılığa değil, aynı zamanda hamle çeşitliliğine de borçlu olduğunu gösteriyor. Antrenör Akbaş, Bizim için en büyük koz, aynı pozisyon için üç farklı profilde oyuncuya sahip olmak. Gerideyken sistemi değiştirmekten çekinmiyoruz diyerek bu stratejiyi özetliyor.
Fenerbahçe Opet: Savunmayı Sıkılaştırarak Geri Dönüş
Fenerbahçe Opet ise geri dönüşlerde farklı bir kimliğe sahip. Sarı lacivertliler, genellikle savunmayı sertleştirerek ve file önünde blok kademelerini yeniden düzenleyerek geri dönmeyi seven bir ekip. 2023 sezonunun normal sezonunda setlerde 1-2 gerideyken çıktığı yedi maçtan beşini kazanan Fenerbahçe’de, libero Gizem Örge’nin servis karşılamadaki istikrarı ve orta oyuncu Eda Erdem’in hücumda yaptığı quick sayıları, geri dönüşlerin lokomotifi oluyor.

Özellikle üçüncü setin başlarında yapılan üç-dört sayılık seriler, rakibin mola hakkını erken kullanmasına neden oluyor. Bu da sonraki setlerde kritik anlarda molası kalan rakibin elini kolunu bağlıyor. Fenerbahçe Opet’in antrenörü Stefano Lavarini, bu durumu Biz gerideyken oyunu yavaşlatmıyoruz, savunmayı hızlandırıyoruz. Bu da rakibin ritmini bozuyor şeklinde açıklıyor.
Sarı lacivertlilerin bir diğer özelliği, geri dönüşlerde smaçörlerden çok orta oyunculara yüklenmesi. Eda Erdem’in yanı sıra Mina Popovic veya Buse Ünal gibi isimler, hızlı hücumlarla skor üretip farkı kapatıyor. Bu strateji, özellikle rakip savunma bloklarının dış çizgiye kapanmasını sağlayarak Boskovic gibi yıldız smaçörlerin önünü açıyor.
Geriye düşmek bizim için tetikleyici oluyor
En büyük koz aynı pozisyon için üç farklı profilde oyuncuya sahip olmak
Savunmayı hızlandırıp rakibin ritmini bozuyoruz
VakıfBank: Tie-Break Uzmanı
VakıfBank, son yıllarda tie-break setlerinde gösterdiği yüksek başarı oranıyla tanınıyor. Normal sezonda 2-2’ye gelen maçlarda beşinci sete kalan 11 karşılaşmadan dokuzunu kazanan sarı siyahlılar, bu alanda ligin en başarılı ekibi durumunda. Tie-break setinde 7-12 geriye düştüğü bir play-off maçında dahi 15-13 kazanmayı başaran VakıfBank’ın en büyük kozu, oyuncuların bireysel kalitesi ve Giovanni Guidetti’nin anlık taktik değişiklikleri.
Guidetti, geri dönüşlerde en çok kullandığı silahlardan biri, pasör olarak Cansu Özbay’ı öne çıkarmak. Cansu, gerideyken pas tercihlerini değiştirerek Jordan Larson ya da Gabriela Guimaraes gibi tecrübeli isimlere daha çok top taşıyor. Ayrıca, VakıfBank’ın servis repertuarı da geri dönüşlerde büyük rol oynuyor. Ayça Aykaç’ın sıfır noktasından attığı gibi sürekli servisler, rakip pasörleri zorlayarak hücum organizasyonlarını bozuyor.
Bir diğer dikkat çeken nokta, VakıfBank’ın geri dönüşlerde genellikle teknik zaman-outları erken kullanması. Rakip 8-5 öndeyken molayı alan Guidetti, oyuncularına kısa sürede hem teknik hem mental müdahale yapıyor. Bu erken mola stratejisi, özellikle genç oyuncuların konsantrasyonunu yeniden toplamasına yardımcı oluyor.
- Eczacıbaşı Dynavit ligin en çok geri dönüş yapan ekibi
- Ferhat Akbaş aynı pozisyon için üç farklı profil kullanıyor
- Jordan Thompson yokluğunda 19 yaşındaki İdil Kargı fark yarattı
- Fenerbahçe Opet blok kademelerini yeniden düzenleyerek ritim bozuyor
- Gizem Örge’nin servi karşılamadaki istikrarı dönüşlerin anahtarı
- Eda Erdem’in quickleri ve orta oyuncu hücumları farkı kapatıyor
- Geriye düşmek psikolojik tetikleyici oluyor
Türkiye Kupası ve Final Serilerinde Geri Dönüşler
Sultanlar Ligi’nde geri dönüşler sadece normal sezonla sınırlı değil. Türkiye Kupası çeyrek ve yarı finalleri ile play-off final serileri, geri dönüş hikâyelerinin en çok yaşandığı sahneler arasında yer alıyor. 2021 Türkiye Kupası yarı finalinde Eczacıbaşı, setlerde 0-2 geriye düştüğü karşılaşmada üçüncü seti 25-9 gibi farklı kazanarak maça ortak oldu ve sonraki iki seti de alarak finale yükseldi. Bu maç, aynı zamanda ligin son beş yılında en farklı set galibiyetlerinden biri olarak kayıtlara geçti.
Benzer bir senaryo, 2023 play-off final seride de yaşandı. Fenerbahçe Opet, seride 2-0 geriye düştüğü VakıfBank’a karşı üçüncü maçı İstanbul’da kazandı ve seriyi 2-1’e getirdi. Dördüncü maçta 1-2 geriye düşen sarı lacivertliler, son sette 12-15’lik skorla galibiyete ulaştı. Bu geri dönüş, Fenerbahçe taraftarının Kızlar yine yaptı diye bağırmasına neden oldu.
Final serilerindeki geri dönüşler, genellikle teknik kadroların oyuncu değişiklikleriyle başlıyor. Örneğin, 2022 final serisinde VakıfBank, 0-2 geriye düştüğü maçta Michelle Bartsch-Hackley’yi kenara alıp yerine 20 yaşındaki dünya şampiyonu Kara Bajema’yı sürdü. Bu değişiklik, hem hücumda hem de servis karşılamada takıma yeni bir soluk getirdi ve maç tie-break’e gitti.
Geri Dönüşlerin Ardındaki Ortak Noktalar
Bütün bu geri dönüş hikâyelerinin ortak noktaları, aslında teknik direktörlerin maç içi planlaması ve oyuncuların mental dayanıklılığı. İlk olarak, geriye düşen takımlar genellikle üçüncü setin başında servis hatası yapmıyor. İkinci olarak, teknik zaman-outlar dikkatli kullanılıyor. Üçüncü olarak, smaçörlerden çok pasörler ve libero gibi görünmeyen kahramanlar öne çıkıyor.
Sıkça Sorulan Sorular
- Eczacıbaşı geriye düşünce nasıl geri dönmeyi başarıyor?
- Ferhat Akbaş’ın rotasyon derinliğini kullanarak aynı pozisyonda üç farklı profilde oyuncuya başvurmasıyla oyun sistemi anında değişiyor. Bu hamle çeşitliliği rakip blokları şaşırtıp üst üste sayı serileri getiriyor.
- Fenerbahçe Opet’in geri dönüş formülü nedir?
- Stefano Lavarini savunmayı sıkılaştırıp blok kademelerini yeniden düzenliyor. Libero Gizem Örge’nin servi karşılamadaki istikrarı ve Eda Erdem’in quickleriyle üçüncü set başlarında 3-4 sayılık seriler kuruluyor.
- Geriden gelme başarısı sadece istatistik mi?
- Hayır; 0-2’den 25-10 gibi setler, 6-0’lık seriler ve tie-break galibiyetleri oyuncuların zihinsel dayanıklılığını ve antrenmanda tekrar tekrar prova edilen planları gösteriyor.
- Hangi oyuncular kritik anlarda devreye giriyor?
- Eczacıbaşı’nda Tijana Boskovic servis tabelasında 19-21’den sonra dört sayı üretirken; Fenerbahçe’de Eda Erdem, Mina Popovic ve Buse Ünal hızlı orta hücumlarla farkı kapatıyor.
Bir diğer dikkat çeken nokta, geri dönüşlerde genellikce tecrübeli oyuncuların devreye girmesi. Eczacıbaşı’nda Tijana Boskovic, Fenerbahçe’de Eda Erdem, VakıfBank’da Jordan Larson gibi isimler, gerideyken skor üretme konusunda takımlarını sırtlıyor. Bu oyuncular, hem teknik olarak doğru hamle yapıyor hem de genç takım arkadaşlarına moral veriyor.
- Eczacıbaşı son 5 sezonda 10 kez geriden gelip kazandı
- Fenerbahçe 1-2 set gerideyken 7 maçtan 5’ini çevirdi
- Rotasyon derinliği ve savunma sertliği başrolde
- Geri dönüşler antrenmanda prova edilmiş planlı performans
- Üçüncü set başlarındaki mini seriler rakibin molalarını bitiriyor
Son olarak, geri dönüşlerin çoğu üçüncü sette başlıyor. 0-2 geriye düşen takımlar, üçüncü seti genellikle 25-18 ve üzeri farkla kazanıyor. Bu set galibiyeti, hem moral olarak hem de istatistik olarak rakibin dengesini bozuyor. Dördüncü sette başlayan küçük bir seri, maçın tie-break’e gitmesini sağlıyor ve tie-break’te de genellikle geri dönen takım kazanıyor.
Sultanlar Ligi’nde geri dönüş yapmak, sadece fiziksel bir performans değil, aynı zamanda zihinsel bir başarı. Geriye düşmek, birçok takım için kabus olabilir ama Eczacıbaşı, Fenerbahçe ve VakıfBank gibi kulüpler için yeni bir başlangıç. Çünkü onlar biliyor ki, maç 25. sayıya ulaşana kadar bitmiş sayılmaz.
